PETROLDE TEMEL ANALİZ

30 Eylül 2009 Yazan Serkan ŞAHİN  
Kategori FOREX MAKALELERİ, Forex Gündemi

Forex piyasalarında işlem yapanlar arasında orantılarsak teknik analizin temel analize göre daha çok kullanıldığını görebiliriz. Teknik analizin dayandığı matematiksel hesaplamalar kısa vadeli işlemler sırasında hayati derecede önemli bilgiler vermekte ancak işlemlerini orta ve uzun vadeli dönemlerde planlamaya çalışanlar için temel analizin gerekliliği yadsınamayacak boyutta. Petrol ya da doğalgaz kağıtlarıyla işlem yapmak isteyenler içinse ister kısa vadede ister orta veya uzun vadede olsun, temel analizin öneminin teknik analiz kadar olduğunu söyleyebiliriz. Petrol ve doğalgaz işlemlerindeki temel analiz sırasında gözönünde bulundurulması gereken faktörler de parite işlemleri sırasında dikkat edilen faktörlerden farklı ve daha geniş boyutlu bir yelpazede incelenmek durumunda. Bu durum petrol başta olmak üzere enerji ile ilgili finansal işlemlerin doğasıyla birebir alakalı. Bu yazıda petrol üzerinde konuşarak temel analiz kavramını incelemeye çalışalım.

Dünya sanayisi ve ekonomisinin petrol ile tanıştığı günden itibaren, dünyadaki hemen hemen her küresel konu bu emtianın etkisinden öyle ya da böyle etkienmiştir. 19. yüzyıl sonundan 20. yüzyıl ortasına kadar dünyanın gelişen durumuna ve potansiyeline paralel ilerleyen ve kendini bir şekilde bu duruma uydurmaya çalışan petrol sektörü, 2. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle beraber kendisini tüm dünyanın siyaset, ekonomi, hudut ve hatta din konularındaki çekişme ve sürtüşmelerin lokomotifi olarak buldu. Burada bu öncü güç olarak öne geçişin tesadüfi ya da zorla olduğu gibi bir anlam vermek istemeyiz ancak sektörün kendisi bile durumun bu derece geniş bir ağ ile örüleceği öngörüsünü yapamamıştı. OPEC’in kurulumuna kadar özel sektörün denetimindeki petrol sektörü, OPEC ile beraber devletler ve uluslararası şirketler arasında meydana gelen bir savaşa dönüştü. Bu savaşın etkileri yüzyılın son yarısındaki her olayda, dünyanın her bölgesinde en acı şekilde hissedildi. “Kuzey’in gelişmiş ülkelerindeki zenginliği Güney’in gelişmemiş ülkelerine aktarmak” niyetindeki (Yergin, 729) OPEC ‘in sonradan eline geçen para karşısındaki sarhoşluğu ve bunun sonunda yine “Kuzey”e vergi verir duruma düşmesi trajikomedisinde zarar gören üçüncü dünya ülkelerinde yaşayan hakların ortaya çıkan nefreti, günümüzde “Küresel Terör”ün en büyük bahanesi durumuna geldi. Etkileri bu derece günlük yaşımımızda hissedilen petrolün temel analizinde tarihin tozlu sayfalarında zorla bırakılan bazı gerçeklerden ziyade devletlerin uzun dönemli planları, stratejileri, savaşlar, ekonomik hareketlilikler, altın ve gümüş gibi emtiaların durumu ve hatta iklimsel ve jeolojik olayları hesaba katmak gerçek bir zorunluluk. Daha sonra ayrıntısını vermeyi planladığım bir örnekle duruma ufak bir bakış açısı kazandırma çabasına girelim; Son zamanlarda sıkça duyulan “küresel ısınma” ile ortaya çıkan bazı iklim olaylarının petrole ve ekonomiye etkisini gözden kaçırmak hiç doğru olmaz. Kuzey Kutbu’ndaki buzulların çekilmesinin petrol faaliyetlerine ve taşımacılığına yaptığı olumlu etkiyle beraber bölgedeki bilinen rezervlerin üretiminin arttırılması, araştırma yapılmamış bölgelerde ise jeofizik araştırmaların hız kazanması sonucu krizin en yoğun olduğu zamanlarda petrol az da olsa rahat nefes alıp makul seviyeleri bulabildi. Ayrıca Kuzey Kutbu’nda ortaya çıkan bu taşıma kolaylığı sayesinde Norveç ve Rusya’nın kuzey kaynaklarından Çin’e petrol sevkiyatında maliyetleri düşürebilmiş olmasının Çin gibi “zorunlu” bir şekilde günümüz ekonomisinin devi olmuş ülkedeki üretimin kriz sırasındaki yıpranmasını telafi etmesinde azımsanmayacak katkısı oldu. Bu etki doğrudan petrol talebini ve fiyatını etkilediği için de petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde 30 dolarlardan 70 dolarlara tırmanmasında ciddi bir etken. Bu durumu gözönünde bulundurmadan orta ve uzun vadeli bir fiyat tahmini yapmak gerçekten zor.

Küresel ısınmanın tehdit olarak ortaya sürülmesi ve bu konuyla ilgili olarak başlatılan alternatif enerji kaynakları ile ilgili teknik araştırmaların da yine petrol şirketleri ve aktörleri tarafından ortaya çıkarılan fikirler olduğunu söyleyen bazı teoriler de var. Hatta bu konuyu kullanarak nükleer, hidroelektrik gibi çevre etkisi tartışılan enerji üretim tiplerine karşı yürütülen lobi çalışmalarının da doğrudan petrol şirketleri tarafından finanse edildiğini söyleyenler de var. Kendi içinde kendine bu kadar muhalefet başka bir sektörün olduğunu sanmıyorum. Bu kendi içindeki karışık ilişki ağı bize petrolün spekülasyonu konusunda tedirgin edici gelebilir. Bu spekülasyondan karlı çıkmak mümkün. Bunun için temel analizin bazı temel kurallarını atlamamak lazım. Bunları; “Petrol sektöründe bazı şirket ve kurumlar asla kaybetmez.”, “Petrol söz konusu olunca dünya her zaman küreseldir” ve “Petrolün olmazsa olmazı dolardır” şeklinde sıralayabiliriz. Bunlara eklemeler yapmak mümkün ancak bu temel konular gözardı edildiğinde analizin başarısı sapmalarla sonuçlanabilir. Bunlara ek olarak da bu temel kuralları orta ve uzun vadeli analiz çalışmalarında yapmak daha iyi sonuçlar verecektir.

Petrolün temel analizi konusu burada yazamayacağımız kadar karışık, hiçbir şekilde özetleyemeyeceğimiz kadar köklü ve hayretlere düşürecek kadar basit temeller üzerine kurulu. Bu analiz konularını algılamak, doğru şekilde analiz etmek ve teknik analizle birleştirmek için sabırlı olmalı, tarihle barışık yaşamalı ve algıları ciddi şekilde açık tutmalıyız. Bunun dışında yapılacak her türlü analiz çalışması ve bu analizle yapılacak işlem kumar oynamaktan öteye gidemez.

Serkan ŞAHİN

Petrol Mühendisi

Yorumlar



Yorum yapma kapalı.